İçeriğe geç

Süryanice hangi dil ailesi ?

Süryanice Hangi Dil Ailesi? Kafamda Dönüp Duruyor, Hem de Kendi Kendime

Bugün bir arkadaşım bana “Süryanice hangi dil ailesi?” diye sordu. Bunu duyduğum an, içimde birden bir sessizlik oldu. Hani bazen bir soru sorarsınız da, içinizde aniden bir ses “Hadi bakalım, bu defa ne diyeceksin?” diye bağırır ya… Aynı o anı yaşadım. Süryanice mi? Hangi dil ailesi? Yani, arkadaşım bu soruyu sorarken benden tarih kitabı mı bekliyor? Hadi diyelim ki gerçekten bilmiyorum, ne olacak? Yani, ‘Süryanice’ deyince benim aklıma ilk gelen şey bu dilin Antik Roma’dan sonra köşe bucak kaybolmuş eski bir şey olduğu… Neyse, derin düşüncelere dalmadan, hemen başlayalım.

Süryanice Hangi Dil Ailesi? Tarihî bir Sohbet mi, Yine mi Dil Konusu?

Süryanice, aslında bir dil ailesinin parçası, yani sadece “kendi başına bir şey” değil. Hangi dil ailesi demişti? Semitik dil ailesi! Evet, doğru duydunuz. Semitik! Bu dil ailesi, Arapçayı, İbraniceyi ve tabii ki Süryaniceyi kapsayan bir grup. Hani ne kadar uzak durursan dur, bir şekilde birbirleriyle yakın akraba olan bu diller, tarihi boyunca birbirine karışmış, birbirinden etkilenmiş. Hani bir aile toplantısına katıldığınızda, karşınıza ‘ağabeyin’ ya da ‘kuzenin’ çıkması gibi, bu dillerin hepsi birbiriyle çok yakın.

Hadi şimdi biraz daha açalım bu işi. Süryanice, zamanında Mezopotamya’da konuşuluyordu. Evet, tam da şu anki Irak bölgesinde. Bir de Süryanilerin kendi yazılı dili olan Aramiceyi de düşünün. Süryanice, aslında Arami dillerinden türemiş ama zaman içinde kendine has bir yol bulmuş. Yani kısaca, ‘bu dil ailesi gerçekten çok eski’ diyebiliriz. Zaten süryanice kelimesini duyduğumda, aklımda “geçmiş” derken, bu dilin sadece kelimelerinden çok daha fazlası olduğu geliyor.

Süryaniceyi Konuşanlar Şu Anda Nerelerde?

Şimdi, soruya geri dönelim. Süryanice hangi dil ailesi? Semitik dedik, tamam. Ama Süryaniceyi kim konuşuyor, derseniz… Hmmm… Bunu da geçmeden söylemeliyim ki, “Süryaniceyi hala konuşan var mı?” sorusunu sormak, “Eski Yunan alfabesini hala kullanıyor musunuz?” demek gibi bir şey. Evet, hala var, ama sayıları pek fazla değil. Aslında, Süryaniceyi konuşanlar genellikle Irak, Suriye, Türkiye gibi bölgelere dağılmış durumda. Hatta Türkiye’de bile, bir noktada, kaybolmaya yüz tutmuş bu dilin birkaç köyde hala konuşulduğu söyleniyor. Yani, bu dil ailesinin en eski üyeleri, teknoloji devriminin ortasında hala bir köyde “Merhaba!” diyebiliyor.

Süryaniceyi Nasıl Öğrenebilirim? Ya da Öğrenmeli Miyim?

Gelelim bir diğer önemli soruya: Süryanice öğrenmeli miyim? İşte burada biraz kafam karışıyor. Süryanice öğrenmek isteyen biri olsam, muhtemelen ‘Nereden başlayacağım?’ diye düşünürüm. Bir dilin kökenini, yazımını öğrenmek çok zorlu bir süreç olabilir, hele ki bu dilin tarihi derinliği göz önüne alındığında. Ama düşünsenize, bir gün bir insan gelip size “Yahu Süryaniceyi gerçekten çok iyi konuşuyorsun!” dese… Hah, işte o an, ne olduğunu anlamadan havada süzülürsünüz. O kadar karizma bir şey ki!

Benim aklıma sürekli bir sahne geliyor. Farz edelim ki bir kafede oturuyorum, arkadaşım “Süryaniceyi hala konuşan var mı?” diye soruyor. Ben de rahatça “Tabii ya, öğrendim işte, harflerin doğru yazımı falan…” dediğimi hayal ediyorum. Arkadaşlarımın gözlerinde o büyük takdir bakışlarını görmek, vallahi hiç fena olmazdı. Ama ben yavaşça gerçekten düşündüm ve şunu fark ettim: “Gerçekten mi? Hani bir noktada biraz fazla mı derinleşiyorum?”

Süryanice Dilinin Eğlenceli Yanları

Yani, kimseyi üzmek istemem ama Süryaniceyi öğrenmek sanıldığı kadar kolay değil. Ama yine de, bir dilin tarihini ve kültürünü anlamak, o dilin “neler” yaşadığını görmek insanı farklı bir dünyaya sokuyor. Yaşanmışlık, tarih… Düşünsenize, bir dilin 2000 yılı aşkın bir geçmişi var. Ben bile bazen bir filmi eski teknolojiyle izlediğimde, “Ya bu ne kadar eski!” diyorum, Süryanice ise gerçekten zamanın ötesinden gelen bir dil.

Süryaniceyi Bugün Ne Yapıyoruz?

Sonuçta, Süryaniceyi konuşmuyoruz ama ben şunu fark ettim ki, dilin arkasındaki kültürü, anlamı keşfetmek de bir tür yolculuk gibi. Kafamda bir sürü eski kelime uçuşuyor. Biraz eğlenceli ama oldukça derin bir süreç. Ne de olsa, her dil, bir halkın geçmişini, kültürünü ve kimliğini taşıyor. Süryaniceyi de aynı şekilde düşünmek lazım. Kısacası, bu yazıyı yazarken, kendi dilimi ve kültürümü daha çok anlamaya başladım. Bir dilin, zamanla şekil değiştiren bir ağaç gibi olduğunu ve her dalın, her meyvenin farklı bir hikayesi olduğunu düşündüm. Belki de bu yüzden Süryanice, yalnızca bir dil değil, bir tarih kitabı gibi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet