Kayseri Sokaklarında Bir Umut Arayışı
Bugün sabah uyandığımda güne başlamak için elimde tek bir şey vardı: içimdeki o tarifi zor, ama tarifsiz his. Kayseri’nin dar ve taşlı sokaklarından geçerken kafamda tek bir düşünce vardı; annemin tarif ettiği o özel çorba, içine ekleyeceği ışkın köküyle birlikte daha da anlam kazanacaktı. Ama ışkın kökü… işte mesele tam da buradaydı.
İlk Durak: Mahallenin Aktarı
Mahallemin aktarına adımımı attım. Dükkanın önünde mis gibi baharat kokusu vardı; taze nane, kekik, sumak… Ama benim aradığım ışkın kökü. Dükkanın sahibi yaşlı bir amca, yılların deneyimiyle gülümsedi: “Ne arıyorsun evladım?” diye sordu.
“Işkın kökü,” dedim, sesi titreyerek. İçimde bir heyecan vardı; bir yandan annemin yüzünü görmek, bir yandan da kaybettiğim bir anıyı geri getirmek istiyordum.
Amca başını salladı, biraz düşündü: “O artık pek bulunmaz evladım, eskiden kolaydı. Ama bugün… belki küçük bir baharatçıda vardır.”
İçimde hafif bir hayal kırıklığı belirdi. Ama vazgeçmek yoktu. Kayseri’nin sokaklarını arşınlamaya kararlıydım.
Dar Sokaklarda Bir Umut
Sokaklar sessizdi, ama kalbim hızlı atıyordu. Her vitrin önünde durup bakıyor, “acaba burada vardır mı?” diye soruyordum kendime. Küçük bir umut ışığıyla yürürken eski bir dükkânın önünde durdum; vitrininde taze otlar ve kökler vardı. İçeri adım attığımda içimde tarifsiz bir heyecan yükseldi.
“Merhaba, ışkın kökü var mı?” diye sordum, sesim hem meraklı hem de umut doluydu.
Dükkan sahibi genç bir kadındı; gülümsedi ve “Birkaç tane kaldı, ama çok az” dedi. O an içimde bir sevinç patlaması oldu. Birden gözlerim doldu, çünkü basit bir kökün bile insanın ruhunda ne kadar derin bir yer tutabileceğini fark ettim.
Hikâyelerle Karışan Bir Kök
Kadın bana ışkın kökünü verirken, annemin bana anlattığı eski hikâyeler geldi aklıma. Babamın, kaybolmuş bir baharın ardından bahçede bulduğu ışkın köklerini saklaması, onun kokusunu evimizin her köşesine yayması… Bir anda geçmiş ve bugün birbirine karıştı.
Evime doğru yürürken her adımda kalbim biraz daha hafifliyordu. Çünkü aradığım şey sadece bir kök değildi; o kök, kaybettiğim anıları, unuttuğum umutları ve tekrar bağlanabileceğim sevgiyi simgeliyordu.
Evdeki Sessizlik ve İçsel Dönüşüm
Evime vardığımda kökü tezgâha koydum ve uzun uzun baktım. Dışarıdan bakınca basit bir bitki gibi görünüyordu, ama benim için bir hazineydi. Elimdeki bu küçük parça, bana gösterdi ki bazen aradığımız şeyler, görünüşte basit ama içinde kaybolmuş bir dünya saklı olabilir.
O an kendime söz verdim; ne zaman hayal kırıklığına uğrasam, küçük umutları kovalamaktan vazgeçmeyeceğim. Çünkü bazen bir kök, bazen bir baharat, bazen de sadece bir sokakta duran bir dükkan, hayatımızdaki eksik parçayı tamamlayabilir.
Son Düşünceler
Bugün Kayseri’nin taş sokaklarında yürürken hissettiğim şey, sadece bir alışverişin ötesindeydi. İçimdeki heyecan, umut, biraz hayal kırıklığı ve sonunda gelen sevinç… Bunların hepsi bir bütün olarak beni ben yaptı. Işkın kökünü bulmak, bana bir şeyi daha öğretti: hayatta küçük şeylerin değeri, bazen en büyük mucizeleri yaratır.
Belki bir gün, bu hikâyeyi bir günlük sayfasına yazacağım ve tekrar o anın hislerini hatırlayacağım. Ama şimdilik, ışkın kökü elimde ve kalbim dolu. Kayseri’de, küçük bir aktar dükkanında, hayatın bana verdiği o küçük ama değerli mucizeyi buldum.
—
İçimde kalan o sevinç ve umut, yarına dair güzel bir başlangıç gibi. Kayseri’nin taşlı sokakları, bazen hüzünle başlasa da, küçük mucizelerle dolu. Ve evet, ışkın kökü aktarlarda hâlâ bulunabiliyor; yeter ki arayacak cesaretiniz olsun.