İçeriğe geç

Mıatk kaç liradan arz oldu ?

Fimu’ya hoş geldiniz. Bu yazımızda merak ettiğiniz “Mıatk kaç liradan arz oldu” konusunu sizin için araştırdık.

Kayseri’de Bir Akşam ve Aklıma Takılan Tek Soru

Kayseri’nin akşamları her zaman biraz sert olur. Rüzgâr, Erciyes’in eteklerinden aşağı doğru inerken sanki insanın içinden de bir şeyleri çekip alır. O gün de öyleydi. Pencerenin kenarında oturmuş, elimde eski defterimle dışarıyı izliyordum. Sokak lambalarının altında yürüyen insanlar, marketten çıkan yaşlı bir amca, bisikletinin tekeriyle kaldırıma takılan bir çocuk… Hepsi hayatın küçük ama önemli parçaları gibi görünüyordu.

Defterime bir şeyler yazmaya çalışıyordum ama aklım başka yerdeydi. Sürekli aynı cümle dönüp duruyordu içimde:

“Mıatk kaç liradan arz oldu?”

Bu soru basit gibi görünüyordu ama benim için bir merakın, bir pişmanlığın ve biraz da geç kalmışlığın sorusuydu.

Gecenin Sessizliğinde Başlayan Hikâye

O gün öğleden sonra arkadaşım Kerem’le çarşıda otururken konu bir anda borsaya geldi. O hep böyleydi zaten; ne zaman kahve içmeye çıksak, konuyu bir şekilde yatırım dünyasına bağlardı.

“MIATK’ı duydun mu?” dedi.

Başımı salladım ama aslında sadece ismini duymuştum. Sonra o cümleyi söyledi:

“Mıatk kaç liradan arz oldu biliyor musun?”

İşte o an içimde bir boşluk oluştu. Sanki önemli bir şeyi kaçırmışım gibi. İnsan bazen böyle hisseder ya, herkes bir trene binmiştir de sen istasyonda kalmışsındır.

Kerem anlatmaya devam etti ama ben kelimeleri tam duyamıyordum. Aklımda sadece o soru vardı. Eve döndüğümde interneti açtım, defterimi kapattım ve uzun süre sadece ekrana baktım. Ama o an fark ettim ki mesele sadece rakam değildi.

Geç Kalmışlık Hissi ve İçimdeki Boşluk

Kayseri’de büyümek bana hep sabretmeyi öğretti. Acele etmeyen, önce düşünen, sonra hareket eden bir yapım var. Ama bu özellik bazen hayatı kaçırmak gibi hissettiriyor.

“Mıatk kaç liradan arz oldu?” sorusunu araştırırken aslında kendi hayatımı sorguluyordum.

Neden bazı şeyleri hep sonradan öğreniyorum?

Neden herkes konuşurken ben sadece dinliyorum?

Defterime yazdığım cümleler bile daha ağır gelmeye başlamıştı o akşam.

“Belki de geç kalmak benim kaderim,” diye yazdım.

Ama hemen ardından o cümleyi çizdim. Çünkü içimde bir yer, bunun doğru olmadığını biliyordu.

Bir Borsa Hikâyesinden Fazlası

MIATK’ın halka arz süreciyle ilgili detayları okudukça, aslında olayın sadece bir fiyat meselesi olmadığını fark ettim. İnsanlar bir hisseye değil, bir umuda bağlanıyordu. “Mıatk kaç liradan arz oldu?” sorusu bile aslında şunu soruyordu:

“Ben o fırsatın neresindeydim?”

O gece Kayseri’nin sessizliği daha da derinleşmişti. Pencereden dışarı bakarken sokaktan geçen bir araba sesi bile bana uzak geliyordu. Sanki dünya benim dışımda çok hızlı ilerliyordu.

Defterime tekrar yazmaya başladım:

“Belki de herkes bir şeyleri yakalıyor, ben ise sadece bakıyorum.”

Ama bu kez cümleyi bitiremedim.

Kerem’in Söyledikleri ve İçimdeki Çatışma

Ertesi gün Kerem’le tekrar buluştuk. O daha rahattı, daha netti. Ben ise hâlâ içimdeki karmaşayı çözmeye çalışıyordum.

“Bak,” dedi, “Mıatk kaç liradan arz oldu önemli ama daha önemlisi neyi kaçırdığın değil, bundan sonra ne yapacağın.”

Bu cümle basit görünüyordu ama içime oturdu. Çünkü ben sürekli geçmişe bakıyordum. Kaçırdığım fırsatları düşünüyordum. Oysa hayat, sürekli geriye bakarak yaşanmıyordu.

Yine de içimde bir ses susmuyordu. “Keşke daha önce bilseydin,” diyordu.

Defter Sayfalarında Kaybolmak

O akşam defterimi açtım ve uzun süre yazdım. Kayseri’nin soğuğu camdan içeri sızarken ben kendi içime kapanmıştım.

“Mıatk kaç liradan arz oldu?” sorusu defterin ortasında büyük harflerle duruyordu.

Altına şunları yazdım:

“Bu soru bana sadece bir fiyatı değil, hayatın hızını öğretti. Ben hep geriden gelen taraf mıyım?”

Sonra durdum.

Kalem elimde titredi.

Çünkü aslında cevap korkutucuydu: Evet, ben çoğu zaman geriden geliyordum.

Ama bu bir son muydu, yoksa başlangıç mıydı, bilmiyordum.

Kayseri Sokaklarında İçsel Yolculuk

Birkaç gün sonra yalnız başıma yürüyüşe çıktım. Kayseri’nin merkezinde, insanların hızlı adımlarla bir yerlere yetişmeye çalıştığı sokaklarda yürürken kendi yavaşlığımı hissettim.

Kafamda hâlâ aynı soru vardı:

“Mıatk kaç liradan arz oldu?”

Ama artık bu soru bana farklı şeyler hissettiriyordu. Sadece bir yatırım merakı değil, bir farkındalık başlangıcıydı.

Bir bankın üzerine oturdum. Yanımdan geçen insanların yüzlerine baktım. Herkesin bir telaşı vardı ama kimse durup düşünmüyordu.

O an kendime şunu sordum:

“Ben neden bu kadar duruyorum?”

Bir Anlık Farkındalık

Cevap hemen gelmedi. Ama içimde bir şey kırıldı. Belki de uzun zamandır taşıdığım o “geç kalmışlık” duygusu.

Defterimde yazanları düşündüm. MIATK’ın halka arz fiyatını öğrenmek için harcadığım saatleri… Ama aslında o saatlerde kendimle yüzleşmiştim.

“Mıatk kaç liradan arz oldu?” sorusu artık bir pişmanlık değil, bir dönüm noktası gibi geliyordu.

Çünkü o soru beni durdurmuştu. Ve bazen insanın durması gerekiyordu.

Geçmişe Bakarken Geleceği Görmek

Eve döndüğümde defterimi yeniden açtım. Bu kez daha sakin yazdım.

“Ben geç kalmış değilim. Sadece bazı şeyleri daha geç öğreniyorum.”

Bu cümle içimde garip bir huzur yarattı. Sanki uzun süredir taşıdığım bir yük biraz hafiflemişti.

Ama hâlâ içimde bir yer, o soruyu tekrar ediyordu:

“Mıatk kaç liradan arz oldu?”

Bu kez cevap önemli değildi. Önemli olan o sorunun beni nereye getirdiğiydi.

İçimde Büyüyen Sessiz Değişim

Zaman geçtikçe fark ettim ki, bu küçük merak beni değiştirmeye başlamıştı. Artık daha çok okuyordum, daha çok araştırıyordum. Ama en önemlisi, kendimi daha çok dinliyordum.

Kayseri’nin soğuk geceleri artık bana yalnızlık değil, düşünme alanı gibi geliyordu.

Defterimde sayfalar çoğaldı.

Her sayfanın bir yerinde yine o soru vardı:

“Mıatk kaç liradan arz oldu?”

Ama artık bu soru beni üzmüyordu. Sadece hatırlatıyordu.

Kendimle Barışma Anı

Daha Fazlası İçin: CH4 kaç g ?

Bir akşam, Erciyes’in karla kaplı siluetine bakarken fark ettim: hayat, kaçırdıklarımızla değil, onları nasıl karşıladığımızla ilgiliydi.

Belki MIATK’ın halka arz fiyatını geç öğrenmiştim. Belki bazı fırsatları kaçırmıştım. Ama içimde başka bir şey doğuyordu: farkındalık.

Defterime son bir cümle yazdım:

“Artık sorularımdan korkmuyorum.”

Ve o an, ilk kez içim gerçekten sakinleşti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet