Pasif Antrenman Nedir? Tembellik Bile Bir Sanattır
Hayat bazen bize antrenman yapmamız gerektiğini hatırlatır. Yani, bir şekilde vücudumuzu hareket ettirmemiz gerektiğini duyarız. Ama her zaman spor salonuna gitmek ya da ter içinde koşmak zorunda mıyız? İşte burada devreye pasif antrenman giriyor. Kulağa biraz garip gelse de, pasif antrenman nedir sorusunun cevabı aslında hayatın tam içinde… Hadi gelin, biraz eğlenerek keşfedelim!
Pasif Antrenman: “Gerçekten Yatıyorum, Ama Hâlâ Spor Yapıyorum!”
Şimdi, “Pasif antrenman nedir?” diye düşünüyorsanız, durun! Biraz derinlemesine girelim. Pasif antrenman, aslında spor yapmadan vücut üzerinde biraz “çalışma” yapma sanatıdır. Yani, terlemeden, zorlanmadan, hiç uğraşmadan sadece bir şekilde hareketsiz durarak, bedeninize başka bir şekilde “hareket” etme imkânı tanıyorsunuz.
Bunu günlük hayatımızda nasıl yaparız? Örnek vermek gerekirse, bir öğle tatilinde o kadar tembelim ki, yastığa gömülü şekilde bir şişman köpek gibi yatarken, cep telefonumda dizi izlerken, aslında pasif antrenman yapıyorum. “Vay be, ben antrenman yapıyorum ama hiç çaba harcamıyorum!” derken, derin bir memnuniyet duyuyorum. Bu ne güzel bir şey!
Bir arkadaşım var, adını vermem gerekirse “Baran”. Geçen gün ona dedim ki, “Baran, son zamanlarda bayağı zayıfladın, ne yaptın?” O da bana şöyle cevap verdi: “Pasif antrenman yapıyorum, ya ne var ki? Dizi izlerken çerezi elden ağza götürüyorum, her hareketimi vücudum bilinçli şekilde yapıyor, o kadar. Şimdi sırada yatak koltuğuna doğru ‘düşüş’ antrenmanım var.”
Daha fazla pasif antrenman örneği arıyorsanız, işte başlıyoruz!
Pasif Antrenmanın Gizli Fırsatları: Beyninizi Kandırın
Bazen beynimi kandırmayı çok severim, özellikle spor yapmadığımda! Vücudumun harcadığı çaba sıfır olsa da, beynim bana sürekli bir şeyler söylüyor. “Bugün de bir şey yapmadım, ama çok da yoruldum.” Bu aslında pasif antrenmanla başlamak için harika bir başlangıç, çünkü beyin… her zaman yanılır.
Diyelim ki, sabah uyanıp kahvaltı yapıyorsunuz. “Hadi, biraz egzersiz yapalım” deyip birkaç dakika telefonda vakit geçirip zihinsel bir egzersiz yaparak başlayın. Hedefiniz: Bir elinize çay, diğerinize ekmek almadan, başınızın üstünde bir televizyon izlerken “özgür ruh” pozisyonunda sabahı geçirebilmek. Bu, aslında pasif antrenman adına mükemmel bir başlangıçtır.
Pasif Antrenman ve Günlük Hayattan Komik Sahne: “Sofra Savaşları”
Şimdi de, bir sofrada en rahat otururken bile pasif antrenman yapmanın mümkün olduğunu gösteren bir örneğe bakalım. Bir gün ailenle birlikte sofrada yemek yerken, kendi kendime düşündüm: “Acaba birinden ‘Kalkıp şu tabağını al’ dediğinde, kaslarım çalışıyor mu?” O an gerçekten sabah kahvaltısında sadece şekerli çayımı içiyorum ama kaslarım çalışıyor gibi hissediyorum. Bir bakıma pasif antrenman yapıyorum değil mi? “Çünkü, sonuçta yemek de bir tür spor!” diyordum içimden.
Annem: “Kalk, tabakları al.”
Ben: “Ama annem, bak gerçekten, aslında pasif antrenman yapıyorum, dikkat et, vücudum çalışıyor!” (Evet, gerçekten buna inandım.)
Pasif Antrenmanın Efsanevi Seviyesi: Koltukta ‘Egzersiz’ Yapmak
Birçok insan için “spor yapma” anlamı, spor salonuna gitmek ve terlemekken, pasif antrenman bunun zıttıdır. Evde koltukta otururken bile vücut “gizlice” çalışabilir. Koltuğun rahatlığına gömülüp, telefonla zombi gibi gezinen bir insanın yaptığı her hareket aslında bir pasif antrenman hareketidir.
Bunu, tembellikten değil, bir tür “akıllı egzersiz” olarak görmeliyiz. O kadar rahat bir pozisyonda oturup, kolumu kaldırıp cep telefonunu almak, aslında belki de biceps egzersizi yapıyor gibiyim. Yani, oturduğum yerden bile kaslarımı geliştirebilirim! Tabi ki, bunu gerçekten fiziksel olarak “başarılı” bir şekilde yapmak gerek… Ama işte, işin eğlenceli tarafı burada. Sadece bu düşünceyi kafamızda oynatmak bile, egzersiz yapıyormuş gibi bir hissiyat yaratıyor.
Sonuç: Pasif Antrenman, Evet, Gerçekten Var!
Şimdi, son olarak şunu kabul edelim: Pasif antrenman, birçokları için “tembellik” gibi görünse de, aslında günümüzün en yaratıcı antrenman yöntemi olabilir. Yani, spor yapmadığınızda da fiziksel ve zihinsel olarak rahatlayabilir ve zaman zaman bazı kasları devreye sokabilirsiniz. Sonuçta, kaslarımızın o kadar çalışmasına gerek yok, değil mi?
Pasif antrenmanın gücü, bir nevi tembellikten kaynaklanıyor olabilir, ama o tembellik de bazen hayatın ortasında bize gereksiz yere kaybettiklerimizi hatırlatabilir. Şimdi, bu yazıyı yazarken ben bile sabah kahvaltısında ve koltukta daha fazla pasif antrenman yapmayı düşünüyorum!
Unutmayın, pasif antrenman nedir? Diye sormayın; bazen sadece neşeli bir düşünceyle oturmak, zaten vücudu antrenmana sokmanın en eğlenceli yolu olabilir!